18 Eylül 2014 Persembe - 04:42:06
  • Kaydolun.
    *
    *
    *
    *
    *
    (*) Isaretli alanlarin doldurulmasi zorunludur
  • Oğuzhan Özyakup 61 Numaralı Formayı Hayal Etmiş PDF Yazdır E-posta
    Çarşamba, 07 Kasım 2012 20:22

    Beşiktaş'ta son haftalarda oynadığı futbol ile gündem belirleyen isimlerden biri olan Oğuzhan Özyakup 61 Numaralı Formayı Hayal Etmiş... Beşiktaş’ın sezon başında Arsenal’dan transfer ettiği Mersin İdman Yurdu maçının yıldızı Oğuzhan Özyakup oynadığı futbol ve attığı golle haftaya damgasını vururken sporx.com genç yıldızla ilgili ilginç detaylara ulaştı.

    Türkiye’den ilk olarak 2011-2012 sezonu öncesi memleketi ve taraftarı olduğu Trabzonspor’un resmi teklifini alan ancak kulüplerin anlaşamaması nedeniyle son anda bordo-mavili kulübe transferi yatan Oğuzhan Özyakup memleketine oldukça düşkün bir isim.

    Bordo-mavili yönetimi geçen sezon bonservis bedeli için 200 bin eurodan yukarı çıkmaması nedeniyle transferi gerçekleşmeyen genç futbolcunun Beşiktaş’a gelmeden üç ay önce federasyonun resmi dergisi Tam Saha’ya verdiği açıklamaları ise oldukça dikkat çekici.

    Arsenal’de 53 numaralı formayı giymesinin bir tesadüf olduğunu söyleyen genç futbolcu “Ama seneye 61 numaralı formayı giyeceğim” açıklaması yapıyor.

    İki defa memleketi Trabzonspor’un kapısından dönen 61 numaralı formayı hayal ederken bir anda kendisini Beşiktaş’da bulan Oğuzhan siyah-beyazlı kulübe gelmeden kısa bir süre önce TFF’nin resmi dergisi Tam Saha’ya verdiği röportajda kendisi ve gelecek planlarıyla ilgili ilginç açıklamalarda bulunmuştu

    İşte Arsenalli genç yetenek Oğuzhan’ın Tam Saha Dergisinden Mazlum Uluç’a verdiği o röportajdan bazı önemli satırbaşları.

    - Babam 25 yıldır Hollanda'da çalışıyor. Zamamında Türkiye'de futbolla ilgilenmiş, Şekerspor'da oynamış. Biz Trabzonluyuz, babam Maçkalı, annem Akçaabatlı ama babamın ailesi Ankara'ya yerleşmiş, o da orada futbol oynamış.

    -Beni ilk keşfeden babam zaten. Sonuçta onun yönlendirmesiyle futbolcu oldum.

    - Hollanda U15 Takımıyla da bir çok maça çıktım. İrlanda'ya, Belçika'ya, Türkiye'ye karşı oynadım. Bu maçları büyük kulüplerin scoutları da takip ediyor. Arsenal de beni bu maçlarda izleyerek transfer listesine almış.

    - Aslında en ciddi ilk teklifi İtalya'nın Sampdoria takımından almıştım. Ama ben kendi kendime, "Ya Arsenal'e gideceğim ya da Barcelona'ya" demiştim. Çünkü AZ Alkmaar altyapı açısından çok iyi bir kulüp ve Arsenal ya da Barcelona dışında gelecek bir teklif için orayı terk etmek doğru olmazdı. Arsenal beni isteyince hiç düşünmeden "Tamam" dedim. Arsene Wenger'in genç oyunculara çok fazla şans tanıyan bir teknik direktör olması, bu tercihte önemli faktördü.

    - Orta saha üçlüsünün her pozisyonunda oynuyorum ama ben daha çok forvet arkasında oynamayı seviyorum. Arsenal'de zaten klasik 10 numara pozisyonu yok. Yani koşmayan bir 10 numara düşünemezsiniz bile. Hepsi koşan ve hepsi topla oynayabilen, oyunu yönlendirebilen üç orta saha oyuncusundan söz ediyorum. B
    -İlk idölüm Zinedine Zidane idi. Çünkü en iyi teknik ondaydı. Saha içinde her şeyi en iyi o görüyordu. Dünyanın en iyi futbolcusuydu. Arsenal' e gittikten sonra ise idolüm Cesc Fabregas oldu. Birlikte çok antrenman da yaptık. Benim oyunumu da zaten ona benzetiyorlardı.

    - Arsena Wenger bana özellikle benim daha çabuk oynamam, daha hızlı olmam ve daha fazla güçlenmem gerektiği yönünde mesajlar gönderiyordu, beni gördüğünde bunları söylüyordu. İkili mücadelelerde daha sert olmamı istiyordu.

    - Forma numaramın 53 olması şehir plakalarıyla ilgisi yok. Ben Rizeli değil, Trabzonluyum. Forma numaramı ben seçmedim, tesadüfen öyle geldi. Ama önümüzdeki sezon 61 numaralı formayı giyeceğim.

    - Hollanda milli formasıyla Türkiye'ye karşı U15'te de oynadım, U17'de de oynadım. Türkiye'ye karşı 4-5 maça çıktım, gol de attım. Ama açıkçası benim için çok zor bir durumdu. Attığım gollere sevinemedim bile. Hele 2009'da bir U17 maçımız vardı Türkiye'ye karşı. Almanya'daki Avrupa Şampiyonası finalleriydi. Seremonide ülkelerin millî marşları çalınıyordu. Ancak İstiklâl Marşımızı yanlış çaldılar. Takım kaptanı Muhammet Demir, "Siz yanlış çaldınız, biz kendimiz söylemek istiyoruz" dedi ve bütün takım hep bir ağızdan İstiklâl Marşımızı okudu. İnanılmaz duygulanmış, ben de içimden onlara eşlik etmiştim.

    - Aslında kaptanlığa U16 takımında başladım. Ama orada resmi maçlar yoktu. Daha sonra U17 ve U19 takımlarında kaptanlık yaptım. Sanırım hocalarımız benim liderlik özelliklerime güveniyordu. Bir de kaptanlık yaptığım takımlarda diğer oyunculardan 1 veya 2 yaş daha küçüktüm.

    - Türk Milli Takımını seçmemde hiç kimsenin bana bir etkisi olmadı. Ne annem ne babam ne de akrabalarım. Kimse bana bir baskı yapmadı. Bu kararı kendim verdim. Türk Millî Takımı'nın hocalarından soranlar oldu tabii. Geçtiğimiz yıl takımın başında Hiddink varken Hollanda'ya geldiğinde görüşmüştük ama ona da "Arsenal'le profesyonel sözleşme imzalayayım, sonra bakarız" cevabını vermiştim. Şimdi zamanının geldiğini düşündüm ve Türkiye için oynamaya karar verdim.